-          Merhaba Buse,

Buse Kayacan – Merhaba

-          Çok klasik olacak ama seni tanımayanlar için biraz senden bahsederek başlayalım sohbetimize. Kimdir Buse Kayacan?

Buse Kayacan (1992) 1.76 - Libero

Buse Kayacan – 1992 yılında İstanbul’da doğdum. 11 yaşımdayken biraz kilolu olduğum için spor olsun diye voleybola yazıldım. (Gülüyor) Yeşilyurt Spor Kulübü’nün altyapısında 5 yıl oynadıktan sonra yıldız takımdayken Eczacıbaşı’na transfer oldum.  Voleybola ilk başladığım zamanlar smaçördüm. Daha sonra libero olmama karar verildi. Zor kabullendim. İlk libero formasını Milli Takımda giydim.

-          Libero olmayı kabullenmekte zorlandım diyorsun. Neden bu kadar zor oldu?

Buse Kayacan – Ben çok hırslıyım ve liderlik yönümün güçlü olduğunu düşünüyorum. Skor üretmeyen bir pozisyonda olmak ilk başta çok hoşlanmadığım bir düşünceydi. Ancak oynadıkça çok zevk almaya başladım. Şimdi sahanın en rahat oyuncusu olduğumu  düşünüyorum.

 -          Madem konu buraya geldi. Sonra soracağım bir soru vardı onu sırası gelmişken sorayım.  Skor üretmeyen bir oyuncu olmak nasıl bir duygu ve bu dezavantaja rağmen Karşıyaka’da en çok takdir edilen oyuncuların başında geliyorsun bunu neye borçluyuz?

Buse Kayacan – Skor üretmeyen bir oyuncu olmak hem zor hem kolay.  Zor tarafı hiç göz önünde bulunmuyorsunuz. Kolay tarafı, diğer takım arkadaşlarınız, servis at, fileye koş, bloğa çık, oyun kur, smaç yap … gibi oyun içinde bir çok görevi bir arada yerine getirirken, ben sadece manşet alıyorum.  Ama oyunu ciddiye alıyorum. Antremanlarda hiç kaytarmam. Kötü bir antreman geçirirsem moralim bozulur. Oyunda ise zor topları çıkardıkça kendime güvenim artıyor. Oynadıkça açılıyorum. Kendime güvenim tam ama burnum havada değildir.

-          Liderlik duygunun gelişmiş olduğunu söylüyorsun. Takıma etkisi oluyor mu bu yönünün?

Buse Kayacan – Biliyorsunuz Libero oyuncular kaptan olamıyor. Eğer olsaydı ben kaptanolmak isterdim. (Gülüyor) Biz çok genç bir kadroyuz bu nedenle birbirimizi motive ediyoruz. Maç içinde görebilirsiniz çok bağırıyorum bazen.

 -          Transfer olmadan önce Karşıyaka’yı tanıyormuydun?

Buse Kayacan – Evet tanımaz olur muyum? 2-3 sezon önce Genç (PAV) takımda oynarken bu salona gelmiştik. Gençler maçını 3-0 kazandıktan sonra tribüne çıktık ve A takımın maçını izlemeye başlamıştık. Takım bir ara çok iyi gidiyordu bizde tribünde oturduğumuz yerde kendi takımımıza destek vermeye başladık. Topu topu 8-10 genç kızız. Karşımızda çok kalabalık bir taraftar topluluğu vardı (bu arada bugüne kadar oynadığımız en kalabalık maçlardan birisiydi). Bağırışlarımız bir anda tüm kalabalığı hareketlendirdi. Bize karşı bir tezahürat başladı. O gün A Takım Karşıyaka’ya 3-2 yenildi. Maçtan korumalarla çıkmıştık. Bizim için unutulmaz bir anıydı. Öğrendik ki bir daha Karşıyaka’da tezahürat yapmayacağız.

-          Karşıyaka Spor Kulübü’nün sporcusu olmak zor mu?

 Buse Kayacan – Burası hiçte dışarıdan göründüğü gibi değil. Yani zor gibi görünüyor ama hiç bir zorluğu yok.  Transfer olurken aklıma maddi sorun yaşarmıyım diye gelmedi değil. Ancak çok şükür hiç sıkıntı yaşamadık. Voleybol Şubesi’nin zor bir dönemden geçtiğini biliyoruz. Ancak ne hocalarımız ne yöneticilerimiz ne de taraftarlar bize bu zorluğu hiç hissettirmiyorlar.  Bugüne kadar çok salonda oynadım, çok takımlar gördüm ama Karşıyaka’da oynamak gerçekten büyük keyif. Çünkü sizi izleyen, ciddiye alan bir taraftarınız var. İyi oynadığınızda bunu size hissettiriyorlar.

-          Karşıyaka’da banko oynamak mı? Şampiyonluğa oynayan takımlarda süre almak için beklemek mi?

Buse Kayacan – Karşıyaka’da banko oynamak tabi ki. Kenarda oturmak istemem. Ben oynadıkça açılan bir sporcu olduğum için oynamam gerekiyor.

-          Karşıyaka kentine alıştın mı?

Buse Kayacan – Aslında ilk kez ailemden ayrılıyordum. Ama adapte oldum sanıyorum. Sadece İstanbul’da hiç kimse bizi tanımaz, bilmezken, Karşıyaka’da böyle değil. Daha küçük olmasının etkisi olabilir. Burada artık simaları tanımaya başlıyoruz.

-          Öğrenim hayatın nasıl gidiyor?

Buse Kayacan – Bilgi Üniversitesi  Reklamcılık bölümünde okuyordum aslında. Buraya gelmeden önce 1 seneliğine kaydımı dondurdum.

-          En beğendiğin ve kendine örnek aldığın oyuncu kim?

Buse Kayacan – Gülden Abla’yı örnek alıyorum kendime. Şimdi bir sakatlık geçiriyor. Umarım salonlara hızlı bir şekilde döner.

-          10 yıl sonra seni nerelerde görebiliriz?

Buse Kayacan – Hedefim A Milli Takımın değişilmez oyuncusu olmak. Ayrıca hırslı ve kendime güvenen bir oyuncu olduğum için yurt dışında iyi bir takımda teklif gelirse onuda kabul ederim.

-          Taraftar oyununu etkiliyor mu?

Buse Kayacan – Maçta duyuyorum her söyleneni. Bizi motive ediyorlar. Mesela Fenerbahçe maçı öncesinde bize oyuncak kaplanlar hediye ettiler. Bu çok hoşumuza gitti. Ben libero olduğum için herkesten farklı renk kaplan geldi bana… Daha önce sadece bir Avrupa Şampiyonası için gittiğimiz İtalya’da böyle bir hediye almıştık. Böyle şeyler ekstra motive ediyor.

-          Karşıyaka ve Karşıyaka Spor Kulübü tarihini biliyor musun?

Buse Kayacan -  Maalesef bilmiyorum. Sadece 1912’de kurulduğunu biliyorum.

-          Karşıyaka taraftar sitelerini takip ediyormusun?

Buse Kayacan – İnternetle aram pek iyi değil. O yüzden sadece şubenin resmi sitesini takip ediyorum.

-          Karşıyaka’da iyi olan bir şeyler var mı? Diğer takımlarda görmediğin ve burada hoşuna giden şeyler.

Buse Kayacan -  Ligdeki ilk galibiyetimizi aldığımız Ankaragücü maçının ardından yöneticimiz Ekber Bey sahaya geldi, ağlayarak. Çok etkilendik. Sevinçten ağlayan yöneticimiz bir kaç hafta sonra hiç beklemediğimiz bir zamanda verdiğimiz 1 puan için bizi çok kötü azarladı. Bizden çok şeyler bekliyorlar. Taraftar önünde oynamak ve sizi/kulübünü bu kadar çok seven bir topluluğun önünde oynamak gerçekten çok önemli.  Milli Takımda Avrupa Şampiyonası’nda yarı final oynadım buradaki kadar ilgi görmedim. Yendiğimiz maçlardan sonra çok eğlenceli oluyor.

-          Karşıyaka’da kötü olan bir şeyler var mı?

Buse Kayacan – Kötü değil ancak burada yaptığımız her hareketten herkesin haberi oluyor. İstanbul’daki gibi değil yani. Daha küçük olduğu için rahat hareket edemiyoruz.

-          Peki Buse, teşekkür ediyoruz bu güzel sohbet için. Başarılarının devamını diliyoruz.

Buse Kayacan – Ben teşekkür ederim.  Görüşmek üzere…

Röportajı Yapan: A. Neşet ERENSOY – KSKVoleybol   22/02/2011 Salı- Karşıyaka